Skip to content

Klinik Psikolog Eda BAYRAK

Psikoterapist

Menu
  • Ana Sayfa
  • Hakkında
  • Yazılar
  • İletişim
Menu
Posted on Ağustos 2, 2026Ağustos 2, 2026 by EdaBayrak

TAŞIMAK VEYA TAŞINMAK

Projektif testler aracılığıyla ruhsallığını incelediğimiz bireylerin bir kısmının testlere verdiği yanıtlar “taşımak” teması etrafında dönüyor. “İki kişi bir şeyi tutmuş, kaldırıp götürmeye çalışıyor. Sırtında kaldıramayacağı ağırlıkta bir yük var, yerinden kalkamıyor.” Ya da “İki kişi birbirine sırtını yaslamış.” gibi destek ve dayanak ihtiyacını da yansıtan ilişki arzusuna dair temalar…

Ayrışıp birey olabilmenin getirdiği eksiklik üzerine kuruluyken özne, zaten tüm yaşamı boyunca bu eksiklikle mücadele etmesi gerekirken dış gerçekliğin dayattıklarıyla nasıl başa çıkabilir?  İçten gelenler dış dünyanın getirdikleriyle nasıl eklemlenebilir?

Yıllar geçtikçe, yaşantılar artıp kayıplar ve ayrılıklar da ortaya çıktıkça bilimin yığılarak ilerlemesine atıfta bulunulan kümülatif yaklaşımda olduğu gibi insana dair de yığılarak ilerleyen veya yığıntıların altında cebelleşen bir canlıymış izlenimi oluşuyor. Halihazırda geçmişten gelen onca yük varken yaşamın getirdiklerini sırtlanmak, günlük hayatın içerisinde onları da taşımak, bir yerden başka bir yere götürmek daha doğrusu sürüklenmek ne büyük bir yük! Peki insan bu yükü nasıl taşır veya taşıyamaz? Taşıyabildiğinde ne olur? Taşıyamadığında ne olur?

Kendi ağırlığıyla beraber üzerindeki pek çok eşyayı da taşıyan eski bir masanın belirli sayıda sağlam ayağa ihtiyaç duyması gibi insanın da yüklerini taşıyabilmek için belirli dayanaklara ihtiyacı vardır.  Dayanak aldığı şey bazen kendisi olabileceği gibi bazen bir ilişki, bir topluluk, iş uğraşısı veya her bireyin kendi öznelliği doğrultusunda herhangi bir şey olabilir. Bu dayanaklar ne kadar sağlam olursa yüklerini taşıyabilmesi de o kadar olası olacaktır. Bazen dayanak alma arzusu içerisinde ilişkilenme ihtiyacı iyi ve iyileştirici bir seçenek olabilir. Bir başkasına yük olmak ya da başkasının yükünü olduğu gibi sırtlanmak değil ama iki kişinin birbirinin hayatını taşıması buna dair bir istek duyması olası bir seçenektir.  Ancak ilişki kurma arzusu içerisinde yaslanılan şeyin de sağlam olması koşuluyla…

Bazı kişiler ise bu yükü tek başına üstlenmek isteyebilir ki bu da olası bir seçenektir. Ancak içerisinde tümgüçlü bazı fantezileri barındıran bu seçenek bedene fazla yüklenilmesi sonucu lomber disk, fibromiyalji, migren gibi bazı somatik rahatsızlıklara gebe olabilir…

Bir de taşımamak seçeneği var ki bu da olasıdır. Sırtında yükle kalakalmak, karabasan varmış gibi hareket edememek,  ayağa kalkamamak çünkü ayağa kalktığında düşeceğini bilmek…

Bazen yıkmak da bir seçenek olabilir… Bilim kimilerine göre yığılmacı olsa da bazılarına göre ise devrimcidir ve ilerleyebilmesi için bir önceki bilgiyi yıkması gerekir.  Bazı insanlar da işte böyledir ve yük olan, sorun çıkaran ne varsa büyük bir öfkeyle yıkıp yakmayı ve her defasında o küllerin arasından yeniden doğmayı tercih eder ki bu da temelde hep dönüp dolaşan iyileşme arzusunu bana hatırlatır…

Category: Yazılar

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2026 Klinik Psikolog Eda BAYRAK | Powered by Minimalist Blog WordPress Theme